Bir bilişim fuarı daha iyisiyle kötüsüyle geride kaldı. Özellikle son gün katılımdaki artış, Türk insanının bilişim sektörüne her geçen gün daha fazla ilgi gösteriyor olduğunu gözler önüne serdi. Standımızı ziyaret eden okurlarımızdan bir kısmı nasıl grafiker ya da programcı olunabileceği ile ilgili bilgi ve döküman ararken, heyecanları gözlerinden okunuyordu.
Türk insanı iyice teknoloji ile haşır neşir olmasına rağmen ne yazık ki devletin bazı kurumları hala teknoloji ile savaş içinde. Bunlardan gözüme en çok çarpanı ise "Biz insan taşıyoruz" gibi ilginç bir slogana sahip İETT. Çağa ayak uyduramadığını hala İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri kısaltmasını kullanarak teyid eden bu güzide kurumumuz hatırlayacağınız gibi yıllar önce "Yeşil Otobüs" olarak tanımlanan, diğerlerine nazaran nispeten daha komforlu otobüslerden satın almıştı. Keşke almasaymış!
Dünyada en çok cep telefonu kullanan ülkelerin başında geliyoruz. Daha 3G'ye kavuşmadan binlerce 3G destekli cep telefonu kullanan kaç toplum vardır acaba? Ancak ne yazık ki İETT'nin bu komforlu yeşil otobüslerinde hala cep telefonu kullanımı yasak. Üstelik İstanbul'daki en işlek hatlarda kullanılan bu otobüsler, kimi zaman bu konu yüzünden kavgalara dahi tanıklık etmemize sebep olabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde yine bu otobüslerden birine bindim. Şöyle bir etrafıma bakındım. Yıllardır bu konudan çekmiş biri olarak cep telefonumu titreşime aldım (kapattıktan sonra açması kastırıyor... pek bir üşengecimdir o konuda) ve boş bir yer bulup hemen çömdüm. Etrafa şöyle bir göz gezdirirken hemen gözüme gizlice cep telefonu ile mesaj çeken ve müzik dinleyen gençler çarptı.
Otobüs seyir haline geçtiğinde birkaç bilinçli(!) vatandaşımız cep telefonlarını kapattı, kimisi ise yeşil otobüslerde olduğu için kapatması gerektiği bilgisini annesine bildirdi ve arkasına yaslanıp uzuuun bir yolculuğun tadını çıkarmaya başladı. Aradan uzunca bir zaman geçti ve tam daldığım bir sırada yüksek bir dili dili dülü dülü sesi ile irkildim. İnsan o anda kendi canını düşünmüyor, cep telefonunun sahibini düşünüyor...
Tam da düşündüğüm gibi oldu ve birkaç duyarlı vatandaşımız cep telefonu çalan gence bağırıp çağırmaya başladı. Çocukcağız çırpınıyor, Mercedes marka otobüslerde bu durumun geçerli olmadığını anlatmaya çalışıyor. Ancak nafile... Obsesif Türk milleti çocuğu bakışları, cık cıkları ve hakarete varan boş sözleri ile delip geçiyor.
Madem bu kadar bilinçli insanlarsınız şu olayın aslını neden araştırmıyorsunuz? Bundan birkaç ay önce İETT'nin resmi sitesinde konu ile ilgili bir açıklama bulunuyordu. Açıklamada aşağı yukarı bu otobüslerde cep telefonu kullanımının, otobüsteki elektronik aksam ve fren sistemine direkt bir etkisi olmadığını fakat otobüs içinde kalp pili vb. taşıyan insanlara zarar vermemesi için yasaklanmış olduğu yazıyordu.
Tamam iyi hoş... Elbetteki bu insanlarımızı da düşünmek zorundayız. Ama kalp pili taşıyan insanlarımız sadece yeşil otobüs mü kullanıyorlar? O zaman diğer otobüslerde de cep telefonu kullanımı yasaklansın. İşin etik kısmını bir kenara bırakıp teknik kısmına bakarsak, cep telefonu ile ABS frekansları arasında dağlar kadar fark olduğunu görebiliyoruz. Dolayısıyla cep telefonu kullanımının otobüs frenlerini bozması hatta durdurması tamamen bir şehir efsanesi.
Sinan ile sohbet ederken hoş bir konuya değindi. Toplu taşıma araçlarında cep telefonu ile yüksek sesle konuşmanın yasaklanması gerektiğini savundu. Bu görüşe de katılıyorum. Hala cep telefonu ile nasıl konuşulması gerektiğini bilmeyen o kadar çok insan var ki... Ancak kurunun yanında yaşın da yanmaması gerektiği görüşündeyim. Artık yeşil otobüslerde cep telefonu ile rahat rahat konuşmak, mesajlaşmak istiyorum. Etrafınıza bir bakın, otobüste cep telefonu kullanan onlarca kişi göreceksiniz. Peki bu sebepten ötürü otobüsün bozulduğunu kaç kere gördünüz?
Son olarak bu otobüslerin sadece bizim ülkemizde olmadığını da vurgulamak lazım. Aynı otobüslerle yurt dışında gezdim tozdum. Hiçbirinde böyle bir yasakla karşılaşmadım. Acaba bu otobüsler bizim ülkemize gelince mi cep telefonundan etkileniyor diye düşünürken, Mercedes'in konu ile ilgili bir açıklaması dikkatimi çekti:
"Ürettiğimiz O 345 (yeşil otobüs) aracında fabrika çıkışı haliyle, günümüzde kullanılmakta olan cep telefonu veya telsiz kullanımının olumsuz bir etki yaratması, aracın sevk ve idaresini etkilemesi sözkonusu değildir." Yani Mercedes, bu otobüslerde yan sanayi ürün kullanılmaması gerektiğini dolaylı yoldan anlatmaya çalışıyor. O halde İETT'nin ucuza kaçmayıp orijinal parça kullanması, cep telefonlarını özgürce kullanabileceğimiz anlamına geliyor. Şimdilik işin aslı bundan ibaret. Makine, elektronik ve haberleşme mühendisleri ortak olarak cep telefonlarının otobüsteki sisteme zarar vermediği görüşünde. Umarım İETT'deki değerli yetkililer İstanbullular'ın bu mağduriyetine son verirler.