İnceleme

Dell XPS 13: Küçük, zarif ve sağlam

By

on

Dell XPS 13’ün 3. jenerasyon yeni Ultrabook’u, şimdiye kadar serinin en iyisi olmuş durumda. ABD’de 1300 dolardan başlayan fiyatı biraz cep yaksa da, XPS 13, 4. Nesil Intel i5 işlemci, 8 GB bellek, SSD depolama alanı ve 13.3 inçlik dokunmatik ekran ile birlikte keskin, hızlı ve dayanıklı bir cihaz için fiyatını hak eder nitelikte bir bilgisayar. Ultrabook veya 13 inç Macbook Air almayı düşünüyorsanız, bu cihaz da kesinlikle listenizde olmalı.

XPS 13’ün sağlam kasasının altında, aynı sınıftaki diğer 13 inç Ultrabook’lar’a benzer silikon yapı bulunuyor. Orta sınıf Haswell işlemci ile 128 GB SSD de diğer cihazlarla benzerlik gösterirken, XPS 13, alışıldık olan 4 GB RAM’in yerine, 8 GB RAM sunarak öne çıkıyor.

İncelememize Gorilla Glass ile güçlendirilmiş, zengin 1920x1080p çözünürlüğe sahip yeni dokunmatik ekranla başlayalım. 3 mm kalınlığına rağmen, kapak oldukça sert. İki tarafı tutulup bükmeye çalıştığında hiçbir esneme görülmüyor. Aynısı alüminyum, magnezyum ve karbon fiberden üretilen kasanın kalanı için de geçerli. Dokunmatik açısından da XPS 13 gayet tatmin edici bir performans sunuyor. İki parmakla yakınlaştırma gibi birden fazla parmağın ekrana dokunduğu durumlarda da performansından ödün vermiyor. Görüntü ve yazı kalitesi de ekrana hangi açıdan bakarsanız bakın bozulmuyor ve canlılığını koruyor. Ekranın tek büyük sıkıntısı, ekranın aşırı ölçüde yansıtıcı olması. En ufak bir güneş ışığı vurduğu takdirde, ekran neredeyse ayna kadar iyi görüntü yansıtıyor.

XPS 13’ün Island tarzı klavyesine geçecek olursak, siyahla donatılmış gümüş ve gri renklerinde, mat ve temiz bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkün. Kapalı seçeneği de dahil olmak üzere 3 farklı ayarı olan arka aydınlatmaları, küçük bir dokunuşla yanıyor ve oldukça uygun bir seviyede çalışıyor. Buna ek olarak her bir tuşta bulunan küçük çukurlar da, kullanışlılığı büyük ölçüde artıran ince bir detay olarak gözümüze çarptı. Tüm bunları gerçekleştirirken de klavyeden çok az ses çıkması, XPS 13’ün artı özellikleri arasına yazılacak bir diğer faktör oldu. Yine de klavyeye alışmak biraz zaman oluyor çünkü Dell, altı sıra olan tuşları 10 santim bir uzunluğa göre ayarlamış, bu da ortalamanın 1,5 santim daha kısasına denk geliyor. Dell mühendisleri buna ulaşmak için, her tuşu alttan ve üstten 1.5 mm kesmiş. Ek olarak klavyedeki Caps Lock tuşu da normalden daha geniş olmuş ve algılanması için çok hafif bir dokunuş yeterli olduğu için de, başlarda sürekli tuşa basmak mümkün. Home ve End tuşlarının olduğu bölüm de standartlara nazaran daha küçük yapılmış ve kullanımı nispeten zor.

XPS 13’ün trackpad’i de dokunuşlara çok hızlı bir şekilde tepki veriyor ve iki parmak kaydırarak yakınlaşma gibi çok parmaklı hareketlerdeki yavaşlığı haricinde bir touchpad olarak kullanımı gayet rahat.

Çok az portu var

XPS 13, olur da sizi yarı yolda bırakırsa, bunun sebebi yüksek ihtimalle cihaza dışarıdan pek ekleme yapamamanız olacaktır. Ultrabook üzerinde sadece iki adet USB 3.0 portu bulunuyor, SD kart girişi bile yok.

Yanınızda bir USB bellek olmadan Ultrabook’u rahatlıkla kullanmanız pek kolay görünmüyor. Elbette Ethernet portu da olmadığı için, yalnızca kablolu bir şekilde bağlanma ihtimaliniz olan durumları göz önünde bulundurarak bir USB-Ethernet dönüştürücü edinmeniz yararınıza olabilir. Aynı ölçüde küçük olan Sony VAIO Pro 13’te de iki adet USB bulunuyor ancak SD kart girişi, Ultrabook’u bir adım öne çıkarıyor. Dell de ise onun yerine LED pil ömrü göstergesi bulunuyor.

Tüm olumsuzlukları bir kenara bırakıp USB girişlerini inceleyecek olursak, iki girişin de telefon veya diğer cihazlarınızı şarj etmek için sürekli açık modda çalıştığını belirtelim. Ek olarak XPS 13’te 802.11ac ağ standardını destekleyen Intel Wireless AC 7260 çift bant 2×2 adaptör bulunması önemli bir avantaj. Bluetooth 4.0 bağlantı desteği de XPS 13’ün bir diğer bağlantı seçeneği. XPS 13’teki tek video çıkış seçeneği de, mini DisplayPort olarak göze çarpıyor, bunun kullanışlılığını değerlendirmeyi ise elinizdeki cihaz ölçüsünde size bırakıyoruz.

Boyutları göz önüne alındığında, XPS 13’ün hoparlörlerinin ciddi ölçüde zengin ve dolu bir ses sunduğunu söylemek mümkün. Hoparlörden çıkan ses, bütün klavye yapısının altından geliyor. Elbette çok daha iyi hoparlörler bulunuyor ancak XPS 13, benzer boyutlarda bir makine için, oldukça etkileyici bir ses kalitesine sahip.

Performans

XPS 13’ün performansını ölçerken, Laptop WorldBench 9 testini kullandık. Testteki karşılaştırma sistemimiz ise, bu makinenin daha güçlü kardeşi, Dell XPS 15’ti ve onu 100 puan olarak aldık. XPS 13 ise WorldBench 9 testinden 69 puan aldı. Yani XPS 15’in %69’u ölçüsünde bir performans sunuyor. Aynı testten Lenovo Yoga 2 Pro 62 ve XPS 13’ün çok benzeri özelliklere sahip VAIO Pro 13 de 71 puan aldı. Referans olarak aldığımız XPS 15’in ise temel özellikleri arasında Core i7 işlemci, 512 GB SSD, 15 GB RAM ve ayrı bir ekran kartı bulunuyordu. Fiyatının da XPS 13’ün yanında servet olarak kaldığını ekleyelim.

Oyun konusu ise bambaşka. Bütünleşik ekran kartına sahip olan XPS 13, Bioshock Infinite testimizde çok yetersiz kaldı. Referansımız olan XPS 15 ise Nvidia GeForce GT 750M GPU’su ile oyunu 44 FPS’de kusursuz bir şekilde oynattı. XPS 13 ise yalnızca 11 FPS’lik bir kalite sundu. Yani cihazla oyun oynamak istiyorsanız, çözünürlüğü epey bir düşürmeniz gerekecek.

Yine çoğu küçük Ultrabook gibi, XPS 13’ün de bataryası çıkarılamıyor ve tamamen dolması için de 3 saati biraz aşkın bir süre gerekiyor. Yayınlanan diğer incelemelerde cihazın pil ömrü konusunda “8 saatten uzun süre dayanıyor” şeklinde yorumlara rastlamamıza karşın, biz yalnızca 5 saat 46 dakika boyunca cihazı kullanabildik. Bu konuyla ilgili metodolojimizi de açıklayarak Dell’e başvurduğumuzda ise “Testiniz diğer yayınlara nazaran bir miktar daha ağır olmuş ve ekran parlaklığınız da diğerlerinden daha yüksek.” cevabını aldık.

Hepsi düşünüldüğünde, ekran ayarını biraz kısarak XPS 13 ile uzun yolculuklarda film izleyebilir veya dilediğiniz kadar çalışma imkanı bulabilirsiniz. Yine de benzer özelliklerine karşın, aynı test sonucunda Sony VAIO Pro 13’ün 1 saat kadar daha fazla pil ömrü sunduğunu ekleyelim.

Sonuç olarak

XPS 13 gayet ince, zarif ve güçlü bir bilgisayar. Çantanıza koyduğunuz zaman, sonrasında ihtiyacınız olana kadar varlığını hissetmiyorsunuz bile. Ultrabook’un kötü yanları ise, rakiplerine veya benzerlerine nazaran daha düşük bir pil ömrü sunması ve kesinlikle oldukça eksik kalan portları. Eğer sunum vb. işlerde cihazı kullanacak veya kablolu internet bağlantısına ihtiyaç duyacaksanız, yanınızda bir sürü USB dönüştürücü taşımanız gerekecek. Ancak bütün olarak düşündüğümüzde, Dell çok başarılı bir minik canavar yaratmış diyebiliriz.

About admin

Recommended for you

1 Comment

  1. Pingback: Dell XPS 15: Neredeyse kusursuz – pcworld.com.tr

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir