Donanım

2018’in En İyi Android Telefonları

By

on

Android’li bir telefon seçmek güç olabilir ama yardım için biz buradayız. Eve götürebileceğiniz en iyi Android telefonlara bakıyoruz.

Yeni bir Android telefon seçmek kolay değil. Android evreni süper pahalı amiral gemisi telefonlardan birkaç özellikten ödün veren makul fiyatlı modellere, bilhassa harika fotoğraflar için tasarlanmış modellere kadar bol seçenekle dolu.

Hangi telefonu satın alırsanız alın muhtemelen en az iki yıl boyunca onu kullanacaksınız. Dolayısıyla sizin için en iyi Android telefonu seçmek hafife almamanız gereken bir karar. Ama biz işinizi kolaylaştırabiliriz: Çeşitli kategorilerde en iyi Android telefonları belirledik. Her biri hakkında ayrıntılı bilgiler için yazıyı okumaya devam edin.

Genel kullanım için en iyi telefon

Samsung’un amiral gemisi telefonları genellikle gayet iyi ancak Galaxy S8 ve S8+ gerçekten çok iyi bir iş çıkartarak daha gösterişli, kullanışlı ve teknik olarak her zamankinden daha etkileyici. İçinden dışına bu telefon tam bir şaheser.

Göz kamaştırıcı tasarım şu ana dek gördüğümüz en iyi parlaklık, kontrast ve renkleri getiren büyük, 18.5:9 en-boy oranına sahip AMOLED ekran etrafında inşa edilmiş. Yeni yapı sadece iyi gözükmüyor aynı zamanda daha rahat bir kullanıma da sahip.

İçeride en yüksek performans ve mükemmel bir enerji verimliliğine sahip 10nm Snapdragon 835 işlemcisini kullanan ilk telefonu bulacaksınız. Esasında bu telefonlar batarya testlerimizde oldukça iyiydi (kabaca 9 saat); gerçek dünya kullanımında ise yoğun bir kullanımda günü rahatlıkla tamamlayabildiler.

O kadar çok özellik var ki bunların tümünü listelemek güç. Bluetooth 5, gelecek gigabit LTE desteği, kablosuz şarj (Qi ve PMA), göz tarayıcı, Samsung Pay ve Android Pay desteği, USB-C, kulaklık girişi, IP68 su geçirmezlik, microSD kart desteği… böyle hoş, ince ve çekici bir telefon için kesinlikle bir ton özellik getiriyor.

Samsung’un yazılımı da her zamankinden daha iyi.

Bununla birlikte Samsung ile şebekelerin getirdiği çok fazla bloatware yazılımlarla uğraşmak durumundasınız. Ayrıca parmak izi okuyucu çok kötü bir yere konuşlandırılmış. Fakat bunlar piyasadaki tüm ürünlerden daha iyi gözüken, kullanımı daha hoş ve daha fazlasını yapan bir telefon için ufak tefek kusurlar.

Fotoğrafçılar için en iyi telefon

Orijinal Google Pixel harika fotoğraflar çekiyor ama Pixel 2 fotoğrafçılığı tamamen yeni bir seviyeye çıkartıyor. Google’ın en son akıllı telefonundaki kamera bu yılın Android telefonları içerisindeki sadece en iyisi değil o aynı zamanda tüm akıllı telefon endüstrisi için çıtayı yükseltti.

null

Pixel 2’nin kamerasında dikkatinizi çekecek ilk şey özellikleri. Geçen yıl olduğu gibi Google çift kamerayla gelmedi ve aslında donanımı çok da fazla terfi etmedi. Karşılaştırmalı özelliklere bakalım:

2016 Pixel: 12.3 MP, f/2.0, elektronik görüntü stabilizasyonu, faz algılama & lazer otomatik odak, çift-LED flaş
2017 Pixel: 12.2 MP, f/1.8, optik görüntü stabilizasyonu, faz algılama & lazer otomatik odak, çift-LED flaş

Lakin her zaman olduğu üzere özellikler hikayenin tamamını söylemez. İlk olarak optik görüntü stabilizasyonu hem düşük ışıkta hem de hareketli görüntülerde çok büyük fark yaratır ama asıl en etkileyici olan Google’ın sahne arkasında yaptıkları. Pixel 2’de Google görüntü işleme maharetini arttırmak için AI ve otomatik öğrenme motorlarını kullanıyor; sonuçlar eşsiz. Söz gelimi, ikinci bir kamera olmadan bile Pixel 2 telefonlar adeta bir DSLR gibi portreler çekiyor; Apple’ın muhteşem iPhone X’ini dahi geride bırakıyor.

Ama en iyi yanı belki de hem Pixel 2’nin hem de Pixel 2 XL’in birebir aynı kameraya sahip olması. Daha küçük ve daha ucuz Pixel telefonu sıra fotoğrafçılığa geldiğinde büyük abisinden geri kalmıyor; hatta Google’ın Android 8.1 güncellemesinde getirdiği Pixel Visual Core görüntü çipine sahip. Dolayısıyla nasıl bir fotoğrafçı olursanız olun, Pixel 2 kesinlikle cebinizde olması gereken telefon.

En iyi phablet (5.5 inç üzeri)

Note 8 elimize geçene kadar 2017’deki favori phablet’imiz Galaxy S8+’tı. S8+’dan sadece bir inç kadar büyük, aynı işlemci ve depolama alanına sahip olsa da Samsung verimlilik phablet’ini birçok anlamlı yoldan ileri taşıdı.

En önemli değişim kamerasında. Bir Galaxy amiral gemisi telefonunda ilk kez Samsung arka tarafa ikinci bir kamera ekleyerek 2x optik zum ile birlikte gerçek portre modu getirdi. Bu Galaxy S8’in zaten harika olan kamerasından da öte. Note 8 bir akıllı telefonda kullandığımız en iyi kameralardan birine sahip. İkinci merceğin eklenmesi aleni bir fark yaratıyor. En çok da bokeh efektinin yoğunluğunu ayarlamanıza izin veren yeni portre moduyla.

Diğer başka küçük yenilikler de mevcut. Daha büyük ekran elde daha doyurucu bir his veriyor ve daha yüksek maksimum parlaklıkla doğrudan güneş ışığı altında çok rahat okunabiliyor. Note 8’deki batarya aslında Galaxy S8’inkinden (3,300 mAh’e karşı 3,500 mAh) daha küçük ama Samsung’un OS optimizasyonları aynı uzun süreler dayanmasını sağlıyor. Aynı işlemciyle bile telefon daha hızlı hissettiriyor; 6 GB RAM ve Android Noughat’ın yeni sürümü sağ olsun.

Fakat Note 8’i Galaxy S8+’a en iyi tercih sebebi S Pen. Eski Note’lardaki gibi cihazın altında ihtiyacınız olduğu ana dek stylus’u saklayan bir slot yer alıyor. Samsung onun kullanışlılığını arttırmak için birkaç yeni numara eklemiş; animasyonlu notlar göndermenizi sağlayan Live Message ve daha iyi üçüncü parti uygulama desteği gibi. Samsung tüm Note 8 deneyimini S Pen etrafında özelleştirdi ve sonuç eşsiz, olağanüstü bir telefon.

Dokuz yüz elli dolarlık fiyatıyla ucuz değil ama şayet en iyi phablet’i istiyorsanız buna kesinlikle değer.

Tango için en iyi telefon

Arttırılmış gerçeklik gündemde olan bir teknik tanım ve Google arttırılmış gerçeklik için Tango adını taşıyan kendi platformuna sahip. Ancak Pokemon Go’nun aksine görevini yerine getirebilmesi için Tango bir takım önemli donanım özelliklerine ihtiyaç duyuyor ve onun uygulamalarını çalıştırabilecek sadece iki telefon mevcut; Asus Zenfone Ar ve Lenovo Phab2 Pro. Bunlardan biri belirgin bir biçimde süper.

Google’ın AR uygulamalarını test etme arayışındaysanız en iyi seçeneğiniz Asus’un Zenfone AR’ı. Snapdragon 821 çipine, 8 GB’a kadar RAM’e ve 128 GB’a kadar depolamaya sahip. Ama onu Tango uyumlu yapan asıl şey etkileyici kamera dizisi. Üç adet arka kamerası var: 23 MP ana kameranın yanında AR için ayrılmış hareket takip ve derinlik ölçen kameraları bulunuyor. 1440×2560 Super AMOLED ekranı keskin ve canlı, aynı zamanda takibi kolayca idare ediyor. Her şey üst üste getirildiğinde günümüz (muhtemelen yarının da) AR uygulamalarının üstesinden gelmeye hazır bir cihazınız var.

Fakat Zenfone AR’ı Lenovo Phab2 Pro’nun önüne geçiren şey onun ebatı. İnce kasası ve 5.7 inç ekranıyla elinize de cebinize de rahat bir biçimde oturuyor ve 6.4 inç Phab2 Pro’ya nazaran daha bir telefon gibi hissettiriyor. Aynı zamanda Google’ın Daydream VR platformuyla da uyumlu olduğundan gerçekliğin her iki tarafında da en son teknolojiyi kullanıyor olacaksınız.

Tango henüz gelişmekte olan bir platform olmasına rağmen sizi meşgul edecek yeterince uygulama var; 3D alışveriş için Wayfare View ve Google Measure gibi. Zenfone AR mükemmel değil ama hayatınızda AR istiyorsanız almanız gereken tek telefon bu.

En iyi ucuz telefon ($300 veya altı)

Bir zamanlar “ucuz” ve “Android” kelimeleri geçtiğinde kullanıldıktan sonra atılan, küçük ekranlı plastik telefonlar akla gelirdi.

Moto G5 5.2 inç 1080p ekranı, metal kasası, parmak izi okuyucusu ve fiyatına göre oldukça iyi kamerasıyla sıkletinin çok üstünde bir yumruk sallıyor. 230 dolara 32 GB depolama, 2 GB RAM ve Snapdragon 625 işlemci ediniyorsunuz. Üç yüz dolara çıktığınızda ise 4 GB RAM ve 64 GB depolama elinize geliyor. Üstelik eksiksiz 4G LTE desteği birçok uygun fiyatlı telefonda yok.

USB-C yerine microUSB, NFC’nin olmayışı gibi telefon bir takım dezavantajlara sahip. Kamerası yeterli ama önde gelen telefonlar karşısında duramıyor.

Komple bir paket olarak üretim kalitesi, özellikleri, performansı, batarya ömrü ve yazılım deneyimiyle 200-300 dolar aralığında görmeye alıştıklarımızdan oldukça iyi bir fırsat sağlıyor.

Paranın alabileceği en iyi seçim

Tamam iş öyle bir hal aldı ki, bu kategoriye geldiğimizde başlık esasında “En son OnePlus modeli” olmalı. Yıllardır firmanın mobil cihazları uygun fiyat kategorisinin hakimi oldu; yüksek özellikleri ve tasarımlarını rakiplerinden yüzlerce dolar daha düşüğe sunmasıyla. OnePlus 5T de aradaki boşluğu iyice arttırıyor.

Her ne kadar yılın başında çıkan OnePlus 5 halen iyi bir cihaz olsa da 5.5 inç ekranı ve tasarımı biraz eskimiş hissettiriyor. OnePlus bunu 5T ile değiştirdi. 5 ile aynı Snapdragon 835 çipine, RAM ve depolamaya sahip olsa da ekranın önemli oranda değişmesi onu üst seviye Android telefonlara daha da yaklaştırdı. 5T 6 inçlik 18:9 OLED ekrana sahip; onu çevreleyen çerçeve küçültüldüğünden toplam ayak izi çok fazla değişmedi.

Bu da OnePlus 5T’nin pixel 2 XL ve Galaxy S8 ile omuz omuza durabilecek ekran, işlemci ve bataryaya sahip olduğu manasına geliyor. Fakat her ne kadar üst seviye bir telefon gibi görünse de, o kadar pahalı değil: 500 dolara OnePlus 5T düpedüz kelepir.

Android telefonları nasıl test ettik?

Öncelikle incelenen telefonla sanki tek telefonumuzmuş gibi davranarak en az birkaç gün geçirdik. Hiçbir laboratuar testi ya da benchmark bir telefon hakkında onunla birlikte yaşamakla eşdeğer bilgi sağlayamaz. Gerçek dünya performansı, stabilite, arayüz kullanışlılığı, kamera kalitesi ve cihaza has özelliklerin kullanışlı olup olmadığıyla ilgilendik. Sosyal medya kullandık, e-postalara baktık, oyun oynadık ve çeşitli durumlarda fotoğraf ve video çektik. Şehirde gezinerek çoğu insanın telefonlarıyla yaptığı her şeyi yaptık.

Elbette kapsamlı benchmark’lar da çalıştırdık: 3DMark(Ice Storm Unlimited ve Sling Shot), PCMark, GFXBench, AnTuTu, Geekbench, and Vellamo. Tüm testlerimizi cihazı kutusundan çıktığı haliyle gerçekleştirdik; önceden kurulmuş uygulama ya da servisleri devre dışı bırakmadan. Diğer yandan benchmark’ların uyarılar ya da arkaplan download’ları tarafından kesintiye uğratılmaması için çaba sarf ettik. Bu testlerin tüm sonuçlarını vermiyoruz (gündelik gerçek dünya performansı benchmark’lardan çok daha önemli) ama en ilginç sonuçları sizle paylaşıyoruz.

Her bir benchmark’ı çalıştırmadan evvel telefon şarjının tam dolu olduğuna, fişe takılı olduğuna ve soğumaya bıraktığımıza emin olduk. Telefonlar bataryaları azaldığında bazen daha yavaş çalışır ve telefonu şarj etmek sıcaklığını arttıracağından SoC’in yavaşlamasına neden olur. Bu yüzden tüm testleri telefon oda şartlarında en uygun durumdayken başlattığımızdan emin olmaya çalıştık.

Batarya benchmark’larını (PCMark ve GeekBench) çalıştırdığımızda ekranı 200 nit’e ayarladık, tüm otomatik parlaklık ayarlarını ve ekran karartma özelliklerini devre dışı bıraktık. Ekran parlaklığı pilinizi tüketmede önemli bir rol oynar ve biz eşit bir seviye yaratmak istiyoruz. Elbette günlük kullanımda bataryanın ne kadar gittiğini yakından takip ediyoruz; ekran açık kalma süresini, bekleme süresini ve hatta birlikte gelen şarj cihazıyla bataryanın ne kadar hızlı dolduğunu.

Bir telefonda nelere bakmalı?

Akıllı telefonlar oldukça kişisel cihazlar. Herkesin farklı gereksinimleri, bütçeleri ve kişisel tercihler var. Güvenli kurumsal e-postanıza ve dokümanlarınıza dünya genelinde sayısız şebekeyle çalışabilecek bir telefonla erişim ihtiyacınız olabilir. Ya da tüm zamanınızı hayatınızı Snapchat üzerinde kaydetmekle geçiriyor olabilirsiniz.

Dolayısıyla bir satın alma kararı vermezden evvel tüm telefonlar için karşılaştırmanız gereken temel özellikler bulunuyor.

Ekran: İyi bir ekran yüksek bir çözünürlüğe sahiptir (küçük telefonlar için 1920×1080, büyükler için 2650×1440) ki bu sayede metinleri net bir şekilde okuyabilirsiniz. Üst seviye telefonların hemen hemen tamamı 18:9 en-boy oranına geçti. Bu da ekrana daha fazla yükseklik kazandırırken daha kolay tutulmayı sağlıyor. Yüksek çözünürlüklü bir ekran bilhassa VR için önemli. Herhangi bir açıdan baktığınızda renkleri doğru biçimde gösteren bir ekran istersiniz. Yüksek kontrast oranı ve maksimum parlaklık da parlak güneş ışığı altında daha kolay görmeyi sağlayacaktır.

Kamera: Akıllı telefon üreticileri megapiksel ve diyafram gibi kamera özelliklerini öne çıkarmayı sever ama yüksek çözünürlük ve geniş diyafram (f/1.8 gibi düşük f-stop) sizi bir yere kadar götürür. Sensör, görüntü işleme çipi ve kamera yazılımının fotoğraf ve video çekim deneyimi üzerinde çok büyük etkisi vardır.

Hızla açılan, anında odaklanan ve deklanşöre basmanızla fotoğrafın çekilmesi arasında hiç gecikme olmayan bir kamera istersiniz. Harika bir telefon kamerası doğru renklerle ve çok farklı ortamlarda çok az parazitle görüntü üretir. Şayet selfi çekiyorsanız, ön yüzdeki kameranın kalitesine özellikle dikkat etin. Son olarak manuel kamera kontrollerini seviyoruz ve manuel ince ayarlara izin veren telefonları ödüllendirin.

İşlemci ve bellek: Çoğu modern telefon web’de gezinme ve sosyal medya gibi yaygın görevler için “yeterince” hızlı. Telefonunuzu 3D oyunlar, VR veya video işleme gibi uygulamalarda kullanmayı planlamıyorsanız her zaman süper bir ileri seviye işlemciye ihtiyacınız yok. Yine de 2 GB RAM’den daha azına yönelmeyin ve Qualcomm Snapdragon 600 serisi ya da daha iyi bir işlemci tercih edin.

Batarya: Bir sonraki akıllı telefonlarında ne istediklerini kullanıcılara her sorduğumuzda “daha iyi batarya süresi” listenin tepesine yerleşiyor. Bir akıllı telefon bataryasının kapasitesi miliamper-saat (mAh) olarak ölçülür ve 3,000 mAh’ın biraz altından 4,000 mAh’lar arasında değişir. Daha büyük ve parlak ekranlı, daha güçlü işlemcilere sahip telefonlar bataryayı daha hızlı tüketir. Dolayısıyla 2,500 mAh bataryalı ucuz bir telefon 3,300 mAh bataryalı üst seviye bir telefona nazaran daha uzun dayanır. Yine de temel kural olarak daha fazla mAh daha iyidir.

Ebat ve ağırlık: Bazı insanlar büyük telefon sever. Bazıları daha küçük telefonlardan hoşlanır. Bazıları cepte kaybolan hafif telefonlar ararken diğerleri biraz ağırlık hissetmek ister. Bu tamamen kişisel tercih meselesi. Diğer yandan elleriniz küçük olsa dahi büyük telefonlardan hoşlanmayacağınızı varsaymayın. El büyüklüğü ile tercih edilen telefon ebadı arasında gerçek bir korelasyon gözükmüyor.

Yazılım ve Bloatware: Şayet herhangi bir süsleme olmadan saf Android çalıştıran bir telefon istiyorsanız bir Pixel telefon alın. Satın alacağını diğer herhangi bir cihaz Android’in özel bir sürümüne sahip olacak; ve bu iyi ya da kötü olabilir (ya da aynı anda her ikisi birden).

Telefon üreticileri Android arayüzünü ve ikonları çeşitli derecelerde değiştiriyor ve kendilerine has özellik ve yazılımlar ekliyor. Bazen bu şeyler kullanışlıyken bazen değiller. Sistemden kaldırılamayan önceden kurulmuş uygulamalar (genellikle bloatware deniyor) telefonunuzu yavaşlatabilir, en azından değerli depolama alanını harcayabilir. Kilitli olmayan bir model yerine bir şebekeden telefon alacak olursanız muhtemelen istemeyebileceğiniz bir dizi şebeke uygulaması bulacaksınız. Satın almadan evvel neye bulaştığınızı bilin.

Güncellemeler de önemli. Pixel telefonlar Android’in en güncel sürümünü ve güvenlik yamalarını ilk günden alırken diğer çoğu telefonun güncelleme ve yamaları alması haftalar alır. Bu Galaxy S8 gibi üst seviye telefonlar için de uygun fiyatlı cihazlar için de geçerli. Dolayısıyla yeni bir telefon alırken bunu dikkate alın.

En iyisi olmayan en iyi telefonlar

İlgilendiğiniz bir telefon var ama bizim listemizde tavsiye edilmemiş mi? Gayet normal; farklı kullanıcıların farklı gereksinim ve tercihler vardır. Başka bir model sizin için en iyisi olabilir. Piyasadaki diğer ürünleri takip etmek için incelemelerimize göz atabilirsiniz.

About admin

Recommended for you

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir