Cep telefonu alırken kamerasının, fotoğraf makinesi alırken sensörünün, bilgisayar alırken ekranının kaç piksel olduğunu sormadan olmaz. Her ne kadar kaliteyi belirleyen bir numaralı etken olmasa da bu değer kullanıcı için önemli.
HD (Yüksek Tanım) balonunun patlamasıyla ortalığı saran yüksek çözünürlük merakı da buna tuz biber oldu. Artık pikseli fazla olan konuşuyor. Herkes pikseli kadar ürün satıyor.
Peki bu işe bir de farklı açıdan bakalım: 12 megapiksellik bir fotoğraf makinesinin deklanşörüne bastığınızda kaydedilen görüntü veya Full HD (1920 x 1080 piksel) bir TV'nin verebildiği görüntü teknolojinin son noktasıysa, çıplak gözle gördüklerimize ne isim verebiliriz?
Dergi işlerinden kafayı kaldırıp gözlerimi bilgisayarımın monitöründen pencereye doğru kaydırdım. İşte bu saçma gibi görünen soruyu o anda sordum kendime. "Acaba gözlerim kaç megapiksel?" Mantık olarak retinamızdaki ışığa duyarlı hücreleri düşünürsek sayamayacağımız kadar fazla.
Sınırsız AA (keskinlik azaltma) ve son derece hızlı netleme özelliklerni de eklersek mükemmel bir kameraya sahip olduğumuz kesin. Akıcı bir görüntüde saniyede farkedebildiğimiz kare sayısı biraz düşük ama ne fark eder? Sadece oyunlarda 100 fps gösterebilen ekran kartlarına boşuna para öderiz o kadar...