Bu köşenin başlığını “paylaşım” adı altında illegal işler çeviren forumların hepsinde görebilirsiniz. Çünkü her şeyi bedavaya getirmeyi seven bizler, ücretli antivirüs yazılımlarını illegal yoldan kullanmayı kendimize hak olarak görüyoruz. Üstelik piyasada tamamen ücretsiz dağıtılan bu kadar güvenlik yazılımı varken halen bir seri numarası veya crack peşinde koşturmamız artık son derece yersiz. Kaldı ki, ücretli antivirüs yazılımlarının fiyatları tabir-i caizse yerlerde sürünüyor. Yıllık ücretlere şöyle bir bakarsak F-Secure'un 24 YTL'ye, Norton'un 42 YTL'ye, Panda'nın 37 YTL'ye, Kaspersky'nin 32 YTL’ye satıldığını görürüz.
Şimdi biraz daha ince bir hesap yapalım. F-Secure gibi testlerde daima iyi sonuçlar veren bir yazılım 24 YTL’ye satılıyor. Bunu 365 güne böldüğümüzde günde 6 kuruş ödeyerek PC güvenliğini sağlayabiliyoruz. Yani sistem güvenliğini üst düzeye çeken yazılımın yaratıcıları sizden sadece günde 6 kuruş istiyorlar. Bu parayı yere düşürseniz eğilip almazsınız bile.
“Crack kullanmak ve ücretli kullanmak arasında ne fark var?” sorusunun cevabıysa gayet basit. Öncelikle ödenen vergilerden ötürü ülkemiz kazanıyor. Türkiye piyasasında satış olduğunu gören firmalar saniye bile kaybetmeden tamamen Türkçe ürünler sunmaya devam edeceklerdir. Ayrıca lisanslı yazılımların garantili satıldığını ve teknik destek şansınızın olduğunu da unutmayın.
Uzun lafın kısası korsan alışkanlığından artık vazgeçme zamanıdır. Açık kaynak kodlu, ücretsiz dağıtılan yazılımların rakiplerine taş çıkardığı bir dönemde virüslerin kol gezdiği sitelerde dolanarak "crack" veya "keygen" aramanın gerçekten bir anlamı yok.