iPhone kullanıcıları, PC World Türkiye iPhone uygulaması yayında... Detaylar için tıklayın.
Üye Olun / Giriş Yapın:  Kullanıcı:   Parola:   Beni hatırla:   
bul.pcworld.com.tr/
POPÜLER FORUMLAR
İNCELEMELER
Ürün inceleme kategorileri:
Ücretsiz Haber Postası
Haftalık ve aylık bültenlerimize üye olun, bilişim dünyasındaki tüm yenilikleri ilk siz öğrenin.
PCW FORUM GÜNDEMİ
Donanza
Mehmet Göksu
24 Eylül 2009 / 20:03
Bir Windows'çunun Linux Güncesi -6
27 bin karakter kadar Ubuntu ile olan deneyimlerimi anlattıktan sonra haklı olarak bir sürü kişi kısmen iyi, genelde kötü ve çoğu zaman haddini aşan tepkilerde bulundu. Çünkü genellikle başımdan geçen kötü olayları ve sorunları anlattım. Bunların anlatılması birinci dereceden önemlidir çünkü insanların esas üzerinde uğraşmalarını gerektirebilecek konular bunlardır. İnsanlar, doğal olarak zaten iyi olan bir şeyin üzerinde uğraşmazlar. Bu durumun sadece Linux veya Ubuntu değil, her türlü konu için geçerli olduğunu düşünüyorum.

Ama tabii yiğidi öldürüp, hakkını yememek lazım. Bu sefer de Ubuntu kullanırken hoşuma giden, beğendiğim ve işlerimi kolaylaştıran özellikleri sıralayacağım. Çoğu kişi bu yazının çok gecikmiş veya gelen tepkiler üzerine yazıldığını düşünebilir; böyle düşünmekle de haklılardır. Açıkçası şu yazdığım giriş kısmı haricinde yazının geri kalanı günler öncesinde zaten yazılmış durumdaydı. Fakat üç internet sitesi, iki dergi ve bir bilgisayar fuarı (CeBit) ile aynı anda uğraşmakta olduğumdan, ayrıca okuyucularımız sağ olsun, oldukça yoğun bir yorum trafiği içerisinde de vakit geçirdiğimden, bu yazıyı yayınlayacak pek zaman kalmadı.

Lafı fazla uzatmayayım; buyrun:

1) Live CD! İşletim sistemleri dünyasında herhalde icat edilmiş en iyi özellik. Bir işletim sistemini kurmadan, doğrudan CD'den çalıştırarak kullanabilmek, en azından sağa sola göz atabilmek oldukça yararlı. Tabii bunda Ubuntu'nun kurulum dosyalarının boyutlarının çok düşük olması büyük avantaj.

2) Kurulum boyutu. Ubuntu tek CD. Rakipleri olan Windows 7 (2,5-3 GB) ve Mac OS X (7 GB) ile karşılaştırıldığında resmen minnacık kalıyor. Live CD uygulamasının gerçekleşebilmesinde bu küçük boyutun oldukça büyük payı var.

3) Hızlı kurulum. Yine kurulum dosyalarının boyutları küçük olduğu için, bunların arşivlerden çıkartılıp sabit diske kurulmaları da kısa sürüyor.  Sabit diski tamamen baştan formatlayıp bir sürü bölümleme açtığını düşündüğümüzde kurulum oldukça kısa. Hazır formatlanmış bir diske kurulum yapılırken haliyle daha da kısa sürüyor.

4) Hazır gelen programlar. Bu konuda Ubuntu'nun eleştirilecek hiç bir tarafı yok. Hazır bir Ofis süiti, bir çok anında mesajlaşma ağını destekleyen Pidgin, bir e-posta istemcisi, bir sürü oyun (satranç!), dünya kadar da farklı uygulama var. Eğer belirli konularda özellikle tercih ettiğiniz uygulamalar yoksa sonradan pek bir şey yüklemek gerekmiyor.

5) Arabirim. Çılgınlar gibi özelleştirilebilmesi gibi büyük bir artıyı saymazsak, genel kabul görmüş işletim sistemleri ile hemen hemen aynı. Özelleştirmeleri denedikçe insanın daha da çok deneyesi geliyor.  Özellikle arabirim özelleştirmeleri hakkında bir internet sitesi var mı bilmiyorum; bilen varsa söylesin.

6) Klasör yapısı. Her ne kadar ilk görüşte acayip karışıkmış gibi gelse de, oldukça mantıklı bir yapısı var. Bir iki klasörün altında yüzlerce ne olduğu belirsiz klasör barındıran işlerim sistemlerine göre (evet Windows) kesinlikle daha iyi. Zaten işletim sisteminin kendisini kurcalamayacaksanız pek işiniz düşmüyor.

7) Kapatma. Ubuntu'nun kapatılırken veya sistem yeniden başlatılırken 60 saniyeden geriye doğru sayması çok akıllıca. Yanlışlıkla bastıysanız saçınızı başınızı yolmuyorsunuz, kapatma süreci geri alınabiliyor. Bu özelliğin her işletim sistemine, en azından opsiyonel olarak eklenmesi lazım.

8) Güvenlik. Ubuntu'nun şifre sorma ekranları (özel bir isimleri varsa bilmiyorum) ve konsolu, en az Windows'un UAC'si kadar paranoyak. Fakat farklı olarak bunlar işe yarıyor. Belki sistemin katmanlarına göre özelleştirilse daha iyi olabilirdi. Eğer böyle bir ayar varsa bulamadım.

9)  Virüsler. Ha, ne? Ne virüsü? Virüs derken?

10)  Ücret. Bedava işte daha ne? Sebil gibi işletim sistemi.

11)  Ekle/Kaldır. Herhalde Ubuntu'nun (genel olarak Linux'un da diyebiliriz sanırım) çoğu işletim sistemine göre en büyük üstünlüğü. Sistemin kesin olarak desteklediği bilinen uygulamalar bir veritabanında (repository) tutuluyor ve istenildiği gibi arama yapılabiliyor. Uygulamaların kurulumu ise tamamen otomatik. Hiç bir şey ile uğraşılmıyor. "Kaldır" kısmında da herşey otomatik.

12)  Synaptics. Ekle/Kaldır'ın daha sistem ile içli dışlı olan versiyonu. Paketler, libary'ler, güncelleştirmeler aynen Ekle/Kaldır'da olduğu gibi otomatik olarak kuruluyor, kaldırılıyor ve aranıyor.

13)  Açık kaynak. Normalde bir yazılımın veya işletim sisteminin açık kaynak olması, ne Python, ne Delphi ne de C programlamayı bilmeyen bir ev kullanıcısı için hiç bir anlam taşımaz. Ama geliştiriciler olmadan da ev kullanıcısının eli kolu bağlı hiç bir şey yapamayacağını düşününce, önemi ortaya çıkıyor. Tekelleştirilemeyecek olması büyük bir artı.

14) Anti-Virüs yazılımları. %99 ihtimalle virüs girmesi mümkün olmayan bir sistem için yine de birilerinin oturup her ihtimale karşı anti-virüs programları yazmış olmaları gözlerimi yaşarttı. Linux'a sokacak virüs bulamadığım için doğal olarak bunları deneyemedim.

15)  Düşük kaynak tüketimi. Evdeki bilgisayarımın donanımı zaten çok yüksek olduğu için benim açımdan çok bir şey farkettirmedi. Fakat eğer sistem monitörü yalan söylemiyorsa (neden söylesin ki zaten?) sistem kaynaklarını çok tutumlu kullanıyor. Donanımsal olarak ortalamanın altındaki bilgisayarlarda etkin olarak birşeyler yapabilmek için ideal.



Yapılan yorumlar: (10)

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 24 Eylül 2009 tarihinde yazıldı:
Alenen taraflı. Ubuntu kullanıcıları aralarında para toplamış Mehmet'e rüşvet vermiş garanti.

  Mehmet Göksu tarafından 25 Eylül 2009 tarihinde yazıldı:
Tabii, parayı veren düdüğü çalar... Şu benim Havana purolarımı taşıyan şilep gelmedi mi daha?

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 28 Eylül 2009 tarihinde yazıldı:
red hat enterprise linux ve centos 5.0 kullanicisi olan biri olarak, wireless kart kurmayi bir deneyin derim. unix/linux saglamdir ama kesinlikle bilgisiz kullanicilar icin degildir.

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 28 Eylül 2009 tarihinde yazıldı:
Yıllarca linux kullanmaya heves etmiş, 2-3 ayda bir linux kurup 1-2 gün kullanmaya çalıştıktan sonra sinirlenip formatlamış, bir kaç ay sonra çektiği sıkıntıları unutup tekrar linuxa heves etmiş biri olarak yazıdaki deneyimlere son derece aşina olduğumu söyleyebilirim. Bir çok linux sürümü denedim ve açıkçası hiç birini sevemedim. Ta ki Pardus kullanana kadar. Açıkçası Pardus benim kullandığım en mükemmel Linux dağıtımı. Windows'umla yanyana kurulu ve minimum sorunla (hatta sorunsuz) kullanıyorum diyebilirim. İşletim sistemlerini sıraya diz deselerdi Windows 7 , Pardus, Windows XP, MAC OS , Windows Vista (Başka işletim sistemi varsa Vista yine sonda kalır) derdim. (Bu arada Gnome arayüzünün hangi Linux dağıtımını kullanırsanız kullanın çok kötü olduğunu düşünüyorum. En iyisi KDE).

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 30 Eylül 2009 tarihinde yazıldı:
Korsan yazılım kullanıp da Linux hakkında atıp tutanlar;

Öncelikle Bill Gates'i çok sevdiğimi belirtmek istiyorum.
Windows'un Linux'a olan üstünlüğünü kesinlikle kabul ediyorum.
Bu üstünlük gerçekten de ezici bir üstünlük.Özellikle donanım ve yazılım çeşitliliği açısından baktığımızda.

Size bir sorum olacak. Lisanslı Windows mu kullanıyorsunuz,yoksa lisanssız mı?Çünkü şu anda piyasaya sürülmeye hazırlanan
Win7 Pro'nun fiyatı 415 TL.Buna bir de MSOfficePro'nun fiyatını eklerseniz(600 TL), harcamanız gereken para 1000 TL'dir.
Bunlar uçuk kaçık rakamlar! Feragat edip fiyatları minimum seviyeye çekseniz bile iki ürün için ödeyeceğiniz toplam fiyat 400 TL'dir
ama bu ürünleri de sadece evde kullanabilirsiniz.

Ben açıkçası kimsenin korsanı dururken bu paraları MS'e vereceğini zannetmiyorum.Tabii sizin de!

Bir taraftan insanların Windows'a para ayıracak bir bütçesi yokken yani korsan Windows kullanırlarken diğer tarftan da Linux hakkında atıp tutmalarının anlamı yok!

Pişkin pişkin "Bill Gates'in malı deniz, yemeyen domuz oğlu domuz!" demekten öte birşey değil bu.

Linux, sizin profesyonel ihtiyaçlarınız dışındaki ihtiyaçlarınızın çoğunu karşılar.Linux'un en büyük sorunu donanım tanımama sorunudur.
Bu sorunu çözebilecekken çözmeyen de Linux dağıtımcılarıdır.Sorunun çözümü aslında çok basittir: Her sene o senenin sistem
tarafından tanınan donanımlarını yayınlamak.İkinci sorun ise yazılım çeşitlerinin azlığı ve var olan yazılımların bir kısmındaki
kalite düşüklüğüdür.Bu sıradan kullanıcılar için çok önemli bir sorun değildir.Linux kullanmak istiyorum ama Linux'ta oyun oynayamıyorum
diyenlere tavsiyem:Tek sorun bu ise, gidin ve bir PlayStation satın alın.

Windowsları yanlızca profesyonel kullanıcılara tavsiye ediyorum.Eğer 3 Boyutlu Tasarım Sanatçısı ve yahut Web Tasarımcısı olacaksınız vs. Windows veya Mac kullanmak zorundasınız.

Linux'un bir 5 sene kadar sonra kalitesini katlayacağını ve o andan itibaren çok daha fazla ilgi çekeceğini düşünüyorum.

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 30 Eylül 2009 tarihinde yazıldı:
Selamlar,
Aslında çoğu insan artık Windows'unu lisanslı kullanıyor sanırım çünkü windows alınan bilgisayarlarla beraber geliyor. Artık büyük teknoloji marketlerinde MS Office ve Norton Antivirüs paketlerinin çok ucuza satıldığını düşünürsek bu da pek sorun değil. Bence burada sorun Linux Windows'a karşı sorunu değil. İşin içine MAC OS'u da sokarsanız hangi işletim sistemi ihtiyacımı karşılıyor, hangisini keyifle kullanıyorum sorunu. Bir de tabi evimdeki 3 bilgisayarda lisanslı Windows (bilgisayarlarla beraber geldi), lisanslı Office ve Norton (ev kullanıcı için 3 bilgisayara kurma hakkı veriyor ve çok ucuz) varken bunların yerine Linux kurmak için iyi bir sebebim olmalı.

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 01 Ekim 2009 tarihinde yazıldı:
Evet, gerçekten de yeni aldığınız PC veya Notebooklarla beraber gelen Windowslar ve MSOfficeler size ucuza mal olabilir.

Ancak bilgisayarınızda bir sorun olduğunda yani işletim sistemini yeniden kurmak zorunda olduğunuzda elinizde bu ürünlerin CDleri olmalıdır.Ne yazık ki çoğunlukla alıcıya böyle bir imkan verilmemektedir.Yani kurulu olarak gelen o ürünlerin sadece bir virüslük ömrü vardır.Eğer ki PC veya Laptop çok iyi bir gerialma programıyla size sunulmuşsa sorun çok da büyük değildir.

Ayrıca eğer aldığınız bilgisayarlarda ürünlerin Home sürümü yüklüyse -Çoğunlukla böyledir.- ve siz bu ürünleri işyerinizde kullanıyorsanız gene korsan kullanıcı durumuna düşersiniz.

Eğer yeni bir bilgisayarınız yok ise, lisanslı Windows ve MSOffice almak istiyorsanız, bunun size en aşağı maliyeti 400TLdir ki bu ürünleri de sadece evde kullanabilirsiniz.

Yani uzun lafın kısası elinizdeki lisansların bir virüslük ömrü var!
Tekrar sistemi kurmak ve lisans anahtarınızı girmek için gene bir yerden korsan bir Windows CD'si temin etmek zorundasınız.

Ayrıca bilgisayarlarla beraber gelen Windows lisans anahtarınızı başka bir bilgisayarda kullanamazsınız.

Linux sadece donanımsal ve yazılımsal sorunlar yaşamayacak olan sıradan kullanıcılara tavsiye edilmektedir.

Yeni aldığı AllInOnePrinter'ını veya TV Kartını veya Wireless Kartını vs. Linux'a tanıtamayan bir insan Linux'u ne yapsın?






  Mehmet Göksu tarafından 01 Ekim 2009 tarihinde yazıldı:
Lisansların bir virüslük ömürleri yok. Genellikle hazır bilgisayar alındığında Windows DVD'si değil ama komple sistemi baştan kuran CD'ler veriliyor. Lisans bunlarda da geçerli. Zaten korsan CD kullanmakta da bir sorun yok çünkü MS CD'nin nereden geldiğini önemsemiyor. Önemli olan lisans. Eğer lisansın varsa, Windows'u nereden bulursan bul, MS'in umurunda değil.

Ayrıca, eğer önceden lisanslı orijinal bir Windows aldıysanız, yeni çıkan Windows'u daha ucuza alırsınız, yaklaşık yarı fiyatına. Doğal olarak bu o sıradaki fiyat politikasına göre değişebilir. Örneğin benim Windows XP orijinal olduğu için Vista'yı çok indirimli aldım. Şimdi de Windows 7'yi çok indirimli alacağım. Tabii ki bütün bunlar sonuçta para verdiğimiz gerçeğini değiştirmiyor. Fakat bu konuda atalarımız şöyle demişler: "Ucuz etin yahnisi yavan olur".

Linux'cular dellenmesinler hemen, Linux'a laf falan sokmuyorum, MS süperdir falan da demiyorum. Linux'un bedava olması gayet güzel. MS'in pahalıya satması kötü. Ama yalnızca para karşılığı verilebilecek hizmetler var. Bunları da düşünmek lazım.

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 01 Ekim 2009 tarihinde yazıldı:
"Yani uzun lafın kısası elinizdeki Windows lisanslarının bir virüslük ömrü var!
Tekrar sistemi kurmak ve lisans anahtarınızı girmek için gene bir yerden korsan bir Windows CD'si temin etmek veya
sistemi bir bilgisayar bakım merkezine kurdurmak zorundasınız.Bakım servisinin de ne kadar para alacağını bilmiyorum."

"Genellikle hazır bilgisayar alındığında Windows DVD'si değil ama komple sistemi baştan kuran CD'ler veriliyor."

Mehmet Bey, sorun da bu ya zaten!Ne yazık ki ben çok az sayıda firmanın bu tarz CDler verdiğini biliyorum.Buyursunlar, hepsi bu uygulamaya geçsinler;herkes de sesini kessin.Herşey Microsoft'un parmağını bir kez şıklatmasıyla değişir.

Tabii burada tüketicinin de bilinçli olarak satın alma işlemini gerçekleştirmesi gerekiyor ama tüketici ne yazık ki bilinçsiz.

Burada da size büyük görevler düşüyor.

Lisanslı ve lisansa uygun şekilde Windows kullanıp da Linux'u eleştirenlere de hiçbir sözüm yok!

  PCW Online Ziyaretçisi tarafından 01 Ekim 2009 tarihinde yazıldı:
Lisansların bir virüslük ömrü olduğu iddiası çok abartılı olmuş. Her bilgisayarda artık kurulum partition'ı var ve bilgisayarı ilk aldığınızda kurulum dvd'si hazırlamak çok zor bir iş değil. Ondan sonra buyrun istediğiniz kadar formatlayıp yeniden kurun Windows'u. Bence Linux ile ilgili en büyük sıkıntılardan biri bir tane Linux olmaması. Bir dağıtım ile diğeri arasında bir sürü fark olması. Bol seçenek sunmak anlamında iyi olabilir ama bir yazılıma ihtiyacınız olduğunda forum forum dolaşıp ya da yazılımın destek sayfalarından bir şey anlayıp kurulumu yapmaya çalışıyorsunuz. Veyahut mesela Pardus gibi dağıtımlarda Pardus'a özel pisi paketi varsa kuruyor, yoksa kara kara düşünüyorsunuz. Sevelim ya da sevmeyelim Yazılım kurulumu konusunda, kullanıcı dostu olma konusunda Windows oldukça başarılı. Evet paralı ama parasını haketmediğini iddia etmek haksızlık olur. Linux evet parasız ama kullanınca Windows'a niye para verdiğinizi daha iyi anlıyorsunuz.

PCW Online Ziyaretçisi ismiyle bu yazı hakkında benim de söyleyeceklerim var:

Yorumlarınızın kendi isminiz ve resminizle hemen yayınlanmasını istiyorsanız, siteye üye olabilirsiniz.






Bloglar: Haftanın En Çokları