Bu sefer Ubuntu kullanımım sırasında başımdan geçenleri değil de, bütün bu deneyimlerimi okuduktan sonra hala Ubuntu kurmak isteyenler varsa, kurulum öncesinde ve sonrasında nelere dikket etmeleri gerektiğini madde madde yazacağım. Doğal olarak bunlar benim kendi görüşlerimdir ve Ubuntu'yu kurarken sorun çıkartmayacağının veya kullanırken güçlüklerle karşılaşmayacağınızın bir garantisi yoktur. Yani "belki işinize yarar" diyerek bunları yazıyorum:
1) Ubuntu'yu mutlaka ayrı bir sabit diske kurun, var olan diskinizi bölümleyip kurmayın.
2) Ubuntu RAID'li disklerinizi görmeyecek, bu yüzden sisteminizde RAID'li diskler olmasın. Eğer varsa ve bunlara ihtiyacınız da varsa, sistemden sökün. Ubuntu bu diskleri görmesin bile.
3) Ubuntuyu kurmadan önce mutlaka sahip olduğunuz tüm donanımın listesini çıkartın. Buna anakart, ekran kartı, işlemci, ses yongası, kuzey köprüsü gibi kasa içi donanımların tamamı dahil olduğu gibi, yazıcı, klavye, fare, monitör, kamera, mikrofon gibi dış donanımları da dahil edin. Sonra bu donanım listeniz ile, Ubuntu uyumluluğunu kontrol edin. Eğer Ubuntu onaylı sürücüleri olmayan bir donanımınız varsa Ubuntu yüklemekten vazgeçin.
4) Ubuntu'nun sitesine girip, tüm yardım dosyalarını okuyun. İnternetten bir yerlerden terminal (ben inatla konsol diyeceğim, sebebi için yazının sonuna bakın) komutlarının listesini ve ne işe yaradıklarını bulun.
5) Ubuntu'nun tüm yardım belgelerini okuduktan sonra internette bunları ayrıca teker teker araştırın ve kim ne gibi sorunlarla karşılaşmış bulun.
6) Bütün bu bulduklarınızın mutlaka çıktısını alın veya bir yere yazın. İşler ters giderse bir daha bunlara ulaşamayabilirsiniz.
7) Eğer sisteminizde Windows da olacaksa, mutlaka yedeğini alın, kurtarma diski oluşturun ve Windows'un kendi diskini de, kurulum sırasında gerekli olabilecek sürücüler ile birlikte yakınlarınızda tutun.
8) Ubuntu'yu İngilizce dışında bir dilde kullanmayın. İnternette bulabileceğiniz bilgilerin %90'ı İngilizce. İngilizce Ubuntu ile Türkçe'si arasında çok terminoloji, dosya sistemi ve menü dizilimi farkları var.
9) Ubuntu kurduktan sonra, sakın internetten bulduğunuz, program, yazılım, uygulama, sürücü dosyalarını yüklemeye çalışmayın. Onun yerine Add/Remove veya Synaptics kullanarak Ubuntu'nun kendi repository'sinde (veri tabanında) olan programları yüklerin. Hiç olmazsayükleme işlemi otomatik gerçekleşiyor.
10) Bir program yüklemeden önce internette bu program hakkında yazılanları çizilenleri iyice bir okuyun.
11) Ubuntu hızlı bir işletim sistemi değil. Aslında Windows'tan herhangi bir farkı yok hız olarak. Sonra hayal kırıklığına uğramayın.
12) Ubuntu kullanıcı dostu (User Friendly) bir işletim sistemi değil. Herşeyi zaten biliyor olduğunu düşünülerek yapılmış. Bu yüzden hiç bir yerinde ne bir yardım paneli, ne bir yönlendirme, ne de bir tavsiye bulamayacaksınız. Herşeyi kendiniz öğrenmelisiniz.
13) Ubuntu'nun varsayılan grafik arabirimi de kullanıcı dostu olmadığı gibi ayrıca hantal. Bazı şeyler her ne kadar Windows'a benziyor gibi görünse de sadece görünüşte böyle. Yani alışmanız çok zaman alacak.
14) Linux çökmez diyenlere inanmayın. Geliştirilme sürecindeki her işletim sistemi gibi Ubuntu da çatır çatır çökebiliyor, programlar kilitlenebiliyor, sistem kullanılmaz hale gelebiliyor.
15) Wine ile Windows programları çalıştırabilirim diye heveslenmeyin. Wine'ı çalışır hale getirebilmek bile birkaç gününüzü alacak. Ayrıca her Windows programını çalıştıracak diye de bir garantisi yok.
Not: Terminal'e neden konsol dediğim hakkında... Ubuntu'nun resmi forumlarında bir yerlerde, resmi bir görevli olduğunu zannettiğim bir kişinin yorumunu okumuştum. "M$'çiler Command Prompt demeden çok önce bir o şeye zaten terminal diyorduk ehe ehe" gibi bir yorum yapmıştı.Sayın Ubuntu'cular... Daha ilk Linux kerneli yazılmadan 9-10 yıl önce o sizin terminal dediğiniz şeyin ismi konsoldu. Öğrenin de gelin.
 | Mehmet Göksu tarafından 22 Eylül 2009 tarihinde yazıldı: |
|
 |
Burada sanırım bir yanlış anlama/anlaşılma sorunu var. Ben yazımın hiç bir yerinde ne Microsoft'u, ne Windows'u savınmadım. MS veya Windows Linux'tan, Ubuntu'dan daha iyidir demedim. Benim derdim, şu an bilgisayarıma kurulu olan Ubuntu'nun doğru düzgün çalışmıyor olması. Haklı olduğunuz bir konu var: Bütün bu başıma gelenler yüksek ihtimalle, bilgisizlikten, ilgisizlikten ve Windows alışkanlığından kaynaklandığını kabul ediyorum. Zaten yazı dizimin en başında da bunu belirttim, yeni, modern dağıtımlar hakkında hiç bir şey bilmediğimi ve hiç bir yerden yardım almadan Ubuntu kuracağımı söyledim.
Yazı tabii ki taraflı bir yazıdır: Kendi tarafımdayım. Bir ev kullanıcısı olarak, büyük güçlüklerle ancak çözebildiğim bir sürü sorun ile karşılaştım. Bu sorunlarla hiç boğuşmadan, gayet kolaylıkla bu işleri yapabileceğimi söylüyorsunuz. Teşekkür ederim. Ama ben istedim ki bunları siz değil, Ubuntu söyleyebilsin.
Wine konusuna gelince: Ubuntu hala sistemimde çalışır bir halde ve hala tek bir Windows programını bile çalıştırmayı başaramadım. Özellikle ses ile ilgili bir takım sorunlar var, nereden kaynaklandığını ve nasıl çözebileceğimi bilmiyorum.
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Ben burada hiç kimsenin şahsına, hiç bir şekilde hakaret etmedim. Ne Linux kullanıcılarını, ne Ubuntu kullanıcılarını ne de başka birilerini aşağlamadım. Fakat siz beni alenen aşağlamaktasınız. MS'ten para almaktan, yalan söylemekten, çarpıtmaktan bahsediyorsunuz. Öncelikle ayıptır. Ben MS'ten para alıyor olsam, neden dergide her ay, istisnasız her ay Windows'un şurası patlak, burası eksik, şöyle takılıyor, böyle göçüyor diye yazılar yazayım? Neden her iki üç ayda bir dergimizin yarısını bu sorunların nasıl giderilebileceğini anlatmakla uğraşalım? Lütfen ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Ne ben, ne de dergideki diğer yazar arkadaşlarım hiç bir yerden bir kuruş para almayız. Dediğim gibi Windows'un "üstün" bir işletim sistemi olduğunu hiç bir zaman savunmadım, savunmam da. Çünkü değildir, o da iyi bir işletim sistemi değildir, o da çöker, sapıtır, yamulur, kilitlenir, programlar çalışmaz, yavaşlar, başa bela açar. Eğer kişisel olarak şimdiye kadar kullandığım en iyi işletim sisteminin ne olduğunu düşünüyorsanız AmigaOS 3,9 cevabını veririm.
Burada küfür olmadığı sürece her türlü yorum yayınlanır. Sizden (tüm okuyuculardan) ricam, eğer eleştiri yazacaksanız (ki yazmalısınız), lütfen hiç kimseye, sadece bana değil, hiç kimseye kişisel olarak saldırıda bulunmadan, aşağlamadan, küfretmeden, küçümsemeden yorumlarda bulununuz. |
|
 | bvidinli tarafından 23 Eylül 2009 tarihinde yazıldı: |
|
Kolaylıktan basitlikten bahsedenlere,
Tamamen iddia edebilir, ve gelip görebileceklere isbat da edebilirim:
* Linux çoğu konuda windowsdan daha kolaydır, gerek kurulum, gerek kullanım olarak,
* Benim 4 yaşındaki ve 9 yaşındaki iki çocuğum, tıkır tıkır kullanıyor, üstelik öyle bilgisayar gurusu falan da değiller. baya standart kullanıcılar... ara sıra "babaaa şu açılmadı" diyolar...:) o kadar...
* Bilgisayarlarım çok şükür 5 yıldır çökmüyor, formatlamıyorum, virüs bulaşmıyor, fazla uğraştırmıyor..
* Somut örnekler:
+ U. Linux sıfırdan kurmak: cd yi tak, aç, canlı desktop hazır, ister kur, ister kullan.. kurmak için, birkaç adım ileri ileri de, tamamdır... varolan datalarını yedekle..
+ Ubuntu Linuxde bir program kurmak: hiç program aramaya gerek yok, program nerdeydi, kurulum dosyası neydi v.b. gerek yok. Gir Uygulamalar->ekle kaldır, programın adını veya işlevine dair bişey yaz, ara, seç, kur, kendisi internetten indirip kurar..
+ Ubuntu/Pardus/herhangi Linux kurduğunuzda, ofis programları, birçok faydalı program hazırdır.. hepsi lisanslıdır.. herşey legal ve başkalarının rızası iledir..
+ U.Linux: bir müzik/vcd takın, ekrana ne yapmak istiyorsunuz yazısı çıkar, çal dersiniz çalar... eğer kodek yüklenmemişse, internete bağlı olmalısınız ki oradan yüklesin.. Ubuntu kullanacaksanız, internet baya lazım..
+ boş cd takınca, ekrana ne yapmak istiyorsunuz diye sorar, kendisinin cd yazıcısını açabilirsiniz, veya ayrı bir program olan brasero cd yazıcı çalıştırabilir, veya yüklüyse başka program açabilirsiniz.
+ sistemde yüklü olmayan bir program çalıştırdınız konsolda, der ki: "bu program yüklü değil, ancak şu paket içinde var, yüklemek için şu komutu yazın" der..
+ bir usb taktınız, ekrana "ne yapmak istiyorsunuz çıkar", içeriğini gösterebilir, veya belli programı çalıştırabilir, ya da yoksayabilirsiniz..
+ Çoğunlukla windowsda dahi açılmayan, fat ya da ayarı bozulmuş usb ler, linude az çaba ile açılır.. bir usb disk/flash diskin, arızalı olup olmadığını anlarsınız..
+ resim düzenleme programı gimp, ya da birçok program kolaylıkla yüklenir, toplamda binlerce dolarlık programlara, yakın işlevlerle sahip olursunuz..
+ Virüslerle uğraşmazsınız, zira çoğu korsan, linux'u az kullanan olduğundan, o kitleyi, uğraşmaya değer bulmuyor sanırım... tabi, uğraşacak olsa da , akıllı olan için virüs bulaşması zor.
Linux bazı negatif yönleri:
- eğer sisteminizdeki bir donanım zaten tanınmıyorsa, sizi biraz uğraştırır.. zira çoğu donanım üretici, direk destek vermiyor... bu da biraz linuxun az kullanılmasından kaynaklanıyor.. O YÜZDEN ÇOK KULLANMALIYIZ..
- örneğin webcaminiz, eğer linux uyumlu almadıysanız, sıkıntı...
- kompleks çizim v.b. içeren word-excel dosyalarında kaymalar olabilir..
- bildiğiniz standart msn çalışmaz, yerine eşdeğer/benzer pidgin v.b. yazılımlar kullanırsınız, aynı konforu vermeyebilir...
.......
Ayrıca, buraya Linux'un özellikle negatiflerinden bahseden ve Windows'u gizli/açık övenlere bir sorum var:
Sistemlerinizde kurulu tüm yazılımlar yasal mı ? tüm yazılımların parasını ödediniz mi ? mesela bilgisayarınızda muhtemelen ofis var, belki dreamweaver ya da photoshop var, onların hepsini ödediniz mi ? bi cevap verin bakalım...
Bir de, Windowsa bir teşekkür: eskiden masaüstü ve grafik ortamda sadece apple vardı.. bilgisayarları birkaç bin dolara satıyordu... sonra windows çıktı, piyasayı düşürdü.. faydalı oldu.. artık bu fiyatları daha aşağı çekme zamanı... |
|